top of page

Geleceğimizi Garantiye Alalım Diye Kendimizi Yoruyoruz. Gideceğimiz Garantiyken...

2023 sonbaharında, 14 Ekim Terazi Güneş Tutulması ve 28 Ekim Boğa Ay Tutulması, kolektif hafızamızda gerçekten çok derin izler bıraktı. Ülkemizin astrolojik haritasında Akrep burcu vurgusu (Güneş, Venüs, Jüpiter ve ASC/Kader Noktası aksları bağlamında) bu tutulmaların ülkemiz üzerindeki kriz, dönüşüm ve "sarsılarak yeniden yapılanma" etkisini maksimuma çıkarmıştı.
2023 sonbaharında, 14 Ekim Terazi Güneş Tutulması ve 28 Ekim Boğa Ay Tutulması, kolektif hafızamızda gerçekten çok derin izler bıraktı. Ülkemizin astrolojik haritasında Akrep burcu vurgusu (Güneş, Venüs, Jüpiter ve ASC/Kader Noktası aksları bağlamında) bu tutulmaların ülkemiz üzerindeki kriz, dönüşüm ve "sarsılarak yeniden yapılanma" etkisini maksimuma çıkarmıştı.

Kadersel ve döngüsel bir perspektiften baktığımızda, Nebati dönemi sonrasındaki ekonomik şoklar, kemer sıkma politikaları, Hamas'ın saldırısı ile başlayan savaş derken gözden kaçan siyasi gelişmede aynı dönemde tetiklenmişti. CHP'nin 4-5 Kasım 2023'teki kurultayı ve hemen ardından 19 Kasım civarında su yüzüne çıkmaya başlayan ilk iç şikayetler/hukuki süreçlerde tam da bu kaotik etki dönemde başlamıştı.


İşte o sürecin ve astrolojik bağlantılarının satır başları:

28 Ekim 2023'teki Boğa ay tutulması, yaklaşık iki yıldır devam eden Boğa-Akrep tutulma serisinin kapanış tutulmasıydı.

Akrep-Boğa aksı sadece finansı değil; güç savaşlarını, krizleri, yer altındaki sırların açığa çıkmasını ve köklü sistemlerin yıkılıp yeniden kurulmasını anlatır.

Ülke haritamızın 5. ve 11. evlerini (meclis, partiler, muhalefet blokları ve liderlik figürleri) tetikleyen bu hat, muhalefetin en büyük kalesinde (CHP) 13 yıllık bir liderlik statükosunun (Kemal Kılıçdaroğlu dönemi) yıkılmasıyla sonuçlanmıştı. 19 Kasım’da gelen o ilk şikayet ve hukuki süreç adımları, aslında bu büyük sistem yıkımının ardında kalan "hesaplaşma ve kriz" (Akrep) tortularının yüzeye çıkışıydı.


Akrep burcu astrolojide krizlerle büyümeyi anlatsa da, gölge yönünde gizli düşmanlıklar, manipülasyonlar, kaset/para/güç spekülasyonları ve intikam mekanizmalarını barındırır.

Kurultay bittiğinde her şey sakinleşmiş gibi görünse de, Akrep tutulmalarının etkisi saman altından yürüyen süreçlerde devam etmişti. 19 Kasım ve sonrasında başlayan o "ilk şikayetler" Tutulma etkisiyle halen devam etmektedir.


Üstelik Kasım ortasında (18-19 Kasım 2023 civarı), gökyüzünde çok agresif bir Güneş-Mars Akrep kavuşumu yaşanmış ve bu kavuşum Türkiye’nin yerleşik haritasındaki Akrep noktalarını tam tepeden tetiklemişti.

18 Kasım 2023 tarihinde Mars, Güneş ile kavuşarak hayatımızda 2 sene boyunca etkili olacak olan yeni bir sidonik döngü başlatmıştı. Sidonik kavuşum Güneş ile Mars’ın deklinasyon kavuşumudur. Güneş ile Mars aynı enlem ve boylamda kavuşur. Güneş Mars’ı örter. Bir gezegenin diğer bir gezegeni örtmesine oklüzyon denir. Yani aslında bu bir Güneş Mars oklüzyonudur.


Mars Akrep'te çok güçlüdür; stratejik, derinden giden ama yüzeye çıktığında yıkıcı olan bir savaş enerjisidir. Hemde oklüzyon sırasında Uranüs ile de karşıt açı yapıyordu. Bu durum, ani, şok edici, "bunu da mı görecektik" dedirten sansasyonları ve hukuki/siyasi arenalardaki sert hamleleri tetiklenmiş oldu.

19 Kasım’daki o şikayet adımı, kurultayda kaybeden kanadın, Akrep’in o pes etmeyen, stratejik ve hesaplaşmacı doğasıyla hukuki ve bürokratik bir savaş baltası çıkarması olarak okunabilir.


Dış dünyada Hamas-İsrail savaşıyla "cehennem kapılarının açılması" (Akrep'in ölüm, savaş ve kriz teması) ve içerideki ekonomik çalkantılar manşetleri süslerken; CHP içindeki bu kırılma aslında iç siyasetin cehennem kapısıydı.


Astrologlar olarak biz biliriz ki, bir ülkenin haritasındaki Akrep vurgusu, o ülkenin kurumlarının da kriz yönetimleriyle sınav vereceğinide gösterir. Ana muhalefet partisinin tutulma sonrasındaki bu ilk hukuki/sansasyonel krizi, aslında eski rejimin (eski yönetim anlayışının) tamamen ölmesi ve yeni bir yapının doğum sancısıydı. Ancak Akrep’te doğum hiçbir zaman sancısız, temiz ve gürültüsüz olmaz; mutlaka arkasında bir dedikodu, şikayet, hukuki hesaplaşma ve kriz bırakır.


19 Kasım’da fitili ateşlenen o sansasyonel şikayet süreci, gözden kaçmış gibi görünse de gökyüzündeki Akrep-Uranüs karşıtlığının ve kadersel Ay Düğümlerinin tıkır tıkır işlettiği, kurumsal bir "arınma ve hesaplaşma" operasyonundan başka bir şey değildi. Dönüp baktığımızda, o gün atılan o küçük hukuki/siyasi adımların, bugün bile siyasetin şekillenmesinde ne kadar büyük bir domino etkisi yarattığını çok net görebiliyoruz.


 
 
 

Yorumlar


  • Instagram
  • Youtube

© 2024 by @astrologkemal. Powered and secured by K.A.D.

bottom of page